TrakyaGuvercin.com » Güvercin Hastalıkları http://www.trakyaguvercin.com Trakya güvercin dünyası Tue, 07 Feb 2012 18:24:43 +0000 en hourly 1 http://wordpress.org/?v=3.3 Neo Tm – güvercinlerde kuruma hastalığı tedavisinde http://www.trakyaguvercin.com/neo-tm-guvercinlerde-kuruma-hastaligi-tedavisinde/ http://www.trakyaguvercin.com/neo-tm-guvercinlerde-kuruma-hastaligi-tedavisinde/#comments Tue, 07 Feb 2012 16:47:29 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=8488

Neo Tm – güvercinlerde kuruma hastalığı tedavisinde kullanılabilecek bir ilaçtır.

İLEŞİMİ
Neo-TM Vet, 1g’ında181.447 mg Oksitetrasiklin baza eşdeğer, 186,10 mg Oksitetrasiklin hidroklorür, 127,038 mg Neomisin baza eşdeğer 204.90mg Neomisin sülfat içerir.

FARMAKOLOJİK BİLGİ
Oksitetrasiklin, tetrasiklin grubuna bağlı geniş spektrumlu bir antibakteriyeldir. Oksitetrasiklin kendisine duyarlı mikroorganizmalara karşı ribozomunun 30 S Ribozomal alt ünitesine irreverziple bağlanmak suretiyle protein sentezini inhibe eder ve bakteriostatik bir etki gösterir. Oksitetrasiklin oral uygulamadan sonra sindirim sisteminden çok iyi emilir. Dolaşıma geçen kısım %20-40 oranında plazma proteinlerine bağlanır. Karaciğer, böbrek, akciğer olmak üzere tüm vücut kesimlerine dağılır. İdrar ve safra ile vücuttan atılır.
Oksitetrasiklinin bakterilere olan etkisi aşağıdaki gibidir; Gram-pozitif aeroblar (Bacillus sp, Corynebacterium sp., Erysipelothrix rhusopathiae, Listeria monocytogenes ve Streptococcus sp.), Gram negatif bakteriler (Actinobacillus sp., Bordetella sp., Francisella tularensis, Haemophilus sp., Pasteurella mulltocida, Yersinia sp., Campylobacter fetus, Borrelia sp. ve Leptospira sp.,) anaeroblar (Actinomyces sp., Fusobacterium sp.,) ve Mycoplasma sp., Chlamydia sp., Ehrlichia sp., Coxiella burnetti ve Anaplasma’lara etkisi iyi derecededir. Kazanılmış direnç nedeniyle Staphylococcus sp, Enterococcus sp, E.coli, Klebsiella sp., Proteus sp., Salmonella sp., Bacteroides sp ve Clostridium sp.’ye etkisi değişkendir.
Pr.vulgaris, Ps.auriginosa, C.jejuni, Staph.aureus, Serratia sp, M.bovis, M.hypopneumoniae, Mycobacterium sp, strep.faecalis, Bac.fragilis tetrasiklinlere dirençli kabul edilir.
Neomisin sülfat, aminoglikozid yapılı bir antibiyotiktir. Bakterilerde 30 S ribozomal alt ünitesine bağlanarak protein sentezini bozar ve bakterisidal etkinlik gösterir. Aminoglikozidler aynı zamanda polizomları dağıtarak protein sentezini ve DNA replikasyonunu da önler. Neomisin gram negatif bakterilere (E.coli, Enterobakter aerogenes, Pasteurella sp, Pr.vulgaris, Salmonella sp, Shigella sp, H.influenza, Vibrio cholerae) ve bazı gram pozitif bakterilere (Staph.aureus, Strep.faecalis) karşı etkilidir.
Klebsiella sp., E.coli, Pseudomonas sp.’lerin duyarlılığı nispeten azdır. Strep.pyogenes, viridans grubu streptokoklar dirençlidir.
Neomisin sindirim kanalından yaklaşık sınırlı oranda (%3’e kadar) emilir. Bu nedenle enteritislere yol açan patojen bakterilere karşı etkilidir. Oral yolla alındıktan sonra sindirim kanalında 12 saat süreyle antibakteriyel etkinliğini korur.Barsaklarda önemli ölçüde parçalanmadan dışkı ile atılır.

ENDİKASYONLARI
Kanatlılarda neomisin ve oksitetrasikline duyarlı bakterilerin neden olduğu solunum yolu enfeksiyonlarında (CRD), sindirim sistemi enfeksiyonlarından mavi ibik, pullorum, tavuk kolerası, kanatlı tifosu, bakteriyel enteritisler ve enfeksiyöz sinovitis de kullanılır.
Ruminasyonu başlamamış kuzu ve buzağılarda, neomisin ve oksitetrasikline duyarlı bakterilerin neden olduğu solunum ve sindirim sistemi enfeksiyonlarında kullanılır.

KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
Veteriner hekim tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği taktirde;
Kanatlılarda ilacın uygulanması hayvanların belli bir süre susuz bırakıldıktan sonra, ilaçlı su
kısa bir sürede tüketilecek şekilde yapılmalıdır. İlaçlı su günlük olarak hazırlanmalıdır. Kuzu ve buzağılarda bir miktar su ile karıştırılır ve bekletilmeden içirilir. Tedaviye 3 gün süreyle devam edilmelidir.

Hayvan Türü Pratik Doz Sağaltım Süresi
Civciv 80 mg toz / kg canlı ağırlık 3 gün
Tavuk, Hindi 165 mg toz / kg canlı ağırlık 3 gün
Kuzu 1,3 g toz / kg canlı ağırlık 3 gün
Buzağı 1 g toz / kg canlı ağırlık 3 gün

ÖZEL KLİNİK BİLGİLER VE HEDEF TÜRLER İÇİN ÖZEL UYARILAR
Yeni doğanlarda özellikle doğumdan sonraki ilk 24-48 saat boyunca sindirim sisteminin emme yeteneğinin çok iyi olması nedeniyle, yetişkinlerde son derece sınırlı ölçüde emilen bazı maddeler yeni doğanlarda zehirlenmeye yol açabilecek ölçüde emilebilmektedir.Yeni doğanlarda bu husus göz önünde bulundurulmalıdır.
Oksitetrasiklin geniş spektrumlu bir antibakteriyel olduğu için rumen faaliyeti başlamış kuzu ve buzağılarda kullanılması rumen faaliyetlerini bozucu etki gösterebilir. Bu nedenle bu hayvanlarda kullanılması önerilmemektedir.

İSTENMEYEN ETKİLER
Tavsiye edilen dozlar ve kullanım süreleri itibariyle istenmeyen yan etkisi yoktur. Uzun bir süre kullanılması veya tedavinin sıklıkla tekrarlanması halinde sindirim bozuklukları gibi yan etkiler oluşabilir. Doz limitlerine uyulmalı ve ardı ardına 5 günden daha uzun bir süre kullanılmamalıdır.
Neomisinin de dahil olduğu aminoglikozidler’in böbrek ve işitme organları üzerine istenmeyen etkileri görülebilir. Tavsiye edilen süreden daha uzun bir süre kullanılması veya tedavi kürlerinin sıklıkla tekrarlanması hallerinde barsak mikroflorasının doğal dengesi bozulabilir; sindirim bozuklukları ve konstipasyon gibi yan etkiler oluşabilir.
Oksitetrasiklin çok genç hayvanlarda uzun süre kullanımı kemiklerde ve dişte diskolarasyona neden olabilir. Yüksek dozlarda uzun süreli kullanıldığında, önceden hepatik yetmezliği bulunanlarda ve gebe hayvanlarda yağlı hepatit dejenerasyona neden olabilir.

İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ
Mineral yem katkılarıyla bir arada kullanılmamalıdır. İki, üç değerli mineraller tetrasiklinlerin sindirim kanalından emilimini azaltırlar. Bu nedenle buzağı ve kuzulara süt ile birlikte verilmemelidir. Süt emmeden en az 2-3 saat önce veya sonra ilaç uygulanmalıdır.
Neomisinin ait olduğu aminoglikozidler yan etkileri nedeniyle diğer aminoglikozidlerle, nörotoksik, nefrotoksik, ototoksik tedavilerle eş zamanlı uygulanmamalıdır. Yine böbreklere zararlı etkileri olan sulfonamidler gibi ilaçlar ile nöromuskuler blokaj yapıcı diğer ilaçlar ve anesteziklerle birlikte kullanılmamalıdır. Furosemid, amfoterisin B, polimiksin B, vankomisin, sefolotrin ile birlikte kullanılmaları konsantrasyonlarda divalan mineral ihtiva eden ortamlarda neomisinin antibakteriyel etkisi azalır.
Oksitetrasiklin, ampisilin sodyum, amikasin sülfat, penisilin, karbenisilin sodyum, kloramfenikol sodyum süksinat, kloksasilin sodyum, meperidin HCl, metisilin sodyum, novabiosin sodyum, oksasilin sodyum, sefalosporinler, sulfadiazin, sodyum barbitüratlar, fenitoin, sodyum proklorperazin, pentobarbital sodyum, prometazin, kalsiyum bileşikleri, hidrokortizon sodyum süksinat, metilprednisolon sodyum süksinat, B grubu vitaminler ile geçimsizlik gösterir.

DOZ AŞIMINDA BELİRTİLER
Önerilen dozlarda hedef türlerde kullanımı güvenlidir. Yüksek dozlarda ototoksisite, nefratoksisite, şiddetli ishal, iştahsızlık ve kusmaya neden olabilir.

GIDALARDA İLAÇ KALINTI UYARILARI İLAÇ KALINTI ARINMA SÜRESİ (İ.K.A.S.):
İlaç Kalıntı Arınma Süresi (i.k.a.s); tedavi süresince ve ilaç uygulamasından sonra buzğı ve kuzular 10 gün, kanatlılar 14 gün geçmeden kesime sevk edilmemelidir. Tedavi süresince ve son ilaç uygulamasından sonra 14 gün boyunca elde edilen yumurtalar insan tüketimine sunulmamalıdır.

KONTRENDİKASYONLARI
Karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hayvanlarda kullanılmamalıdır.
Atlarda mikrobiyal floranın bozulmasına neden olabilir.
Tavşan, kobay ve hemsterlerde de gastrointestinal floranın bozulmasına yol açabileceği için kullanılması önerilmez.
Rumeni gelişmiş hayvanlarda sakıncalı olabileceği için gelişkin ruminantlarda kullanılması önerilmez.
Ototoksik olduğu bilinen ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.
Neomisin ve oksitetrasikline hassasiyeti olan hayvanlarda kullanılmamalıdır.

GENEL UYARILAR
Kullanmadan önce ve beklenmeyen bir etki görüldüğünde veteriner hekime danışınız. Çocukların ulaşamayacağı yerde ve gıdalardan uzakta bulundurunuz.

MUAFAZA ŞARTLARI VE RAF ÖMRÜ
Raf ömrü üretim tarihinden itibaren 2 yıldır. Serin ve direk ğüneş ışığından koruyarak, oda sıcaklığında (15-25 ºC’de) saklayınız.

TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ
Karton kutu içerisinde 20, 50, 100 ve 250 gramlık beyaz plastik şişede.

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/neo-tm-guvercinlerde-kuruma-hastaligi-tedavisinde/feed/ 0
Bakteri ve Evsahibi İlişkisi PROBİYOTİKLER http://www.trakyaguvercin.com/bakteri-ve-evsahibi-iliskisi-probiyotikler/ http://www.trakyaguvercin.com/bakteri-ve-evsahibi-iliskisi-probiyotikler/#comments Mon, 06 Feb 2012 03:02:21 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=124 Bakteri ve Evsahibi İlişkisi

Evrim boyunca bakteri ve sıcakkanlı hayvanlar karşılıklı birbirlerine yarar sağlamak için, birbirleriyle yakın işbirliği içinde olmuşlardır. Deneme yanılma yoluyla bakteri nüfusu yayılarak hayvan vücudunun yerlileri durumuna gelmiştir. Ev sahibi, karşılığını sindirim sisteminde alır; başlıca beseleyicilerin yapımı, istenilmeyen bakterilere karşı koruma, vücuttaki suyun kontrolü vr diğer metabolik avantajlara sahip olur. Bakteri, karşılığında gelişimi için elverişli sıcaklığı ve vücut salgılarında başlıca besleyici kaynakları alır. Bu ilişkinin doğası yüzünden bakteri nüfusu ev sahibi için çok önemlidir.

Değişiklikler

Bu karşılıklı ilişkinin her üyesi diğeri tarafından etkilenir. Ev sahibinde kesin değişiklikler oluştuğunda, değişiklik bağırsaklardaki bakteri nüfusuna yansır. Bakteriyal değişiklikler, antibiyotik tedavisi, stres, beslenmedeki değişiklikler gibi faktörler sonucu oluşur. Bakteri nüfüsundaki değişiklik hayvanın aktivitelerine de yansır; yemeği sindirme yeteneğini azalır ve bağırsak hastalıklarından kendini koruması güçleşir.

Stresin, kalabalığın olmadığı, uygun diyete sahip beslenmenin yapıldığı, ilaçların verilmediği, temiz bir çevrede bağırsak bakteri nüfusunun ideal seviyesi temin edilebilir.

Probiyotik Nedir?

Stressiz, sağlıklı hayvanın bağırsağında bulunan bakteri tedavide kullanılmak üzere kültür edilebilir. Bu şekline probiyotikler denir. Probiyotik konsept, bu bakterilerin hayvana yeniden verilmelesini içerir. Birçok ülkedeki çalışmalar gösteriyor ki bu bakterilerin kontrol altına alınmasına ve diğer zararlı bakterileri kovmasına rağmen aslında onlar stres tarafından en çok zarar görenlerdir. Birçok probiyotik ürünler, doğal yolla oluşmuş canlı Laktobacilli ve Streptococcus (Enterococcus) içerir.

Dengeyi Onarma

Bir kere canlı bakteri hayvan yerleştiğinde, yararlı etkiler üretme potansiyeli vardır. Mesela normal bakteri seviyesi bozulduğunda labaratuvarda hayvana yapılan günlük organizma dağıtımı engel teşkil eder. Ancak ilaç şirketleri bunu da üstesinden gelmişlerdir. Japon ilaç üreticisi Yakult, insan probiyotiği üretmektedir. Bu, süt bazlı içecek olarak Avustralya’da da dağıtılmaktadır ve her hafta bir milyon şişe tüketilmektedir. Ondört milyon şişe ise hergün Japonya’da tüketilmektedir. İlginç olarak insanlarda araştırmalar göstermiştir ki, Yakult’u bireysel olarak kullanan insanlarda bağırsak kanserine yakalanma riski düşmektedir. ve çoğu zararlı bakterinin ürettiği toksin ki bunlar karsinojeniktir ve kansere sebep olur, bu riski de çok aşağılara çekmektedir.

Yeni Çalışmalar

Nisan 2003′de Tenerife’deki Loro Parque’de yapılan yedinci Avrupa Kuş Veterinerleri Derneği konferansında, cockatiel chicks’lerde (bir tür papağan) probiyotik kullanımına ilişkin ilginç bir tez sunuldu. Tez, Louisiana State Üniversitesinde, Dr. Tom Tully başkanlığında bir ekip tarafından yürütülen bir çalışmayı anlatıyordu. Cockatiel chicks’ler 12 günlük olduklarında anne-babalarından ayrılıyor ve elle beslenmeye başlıyorlardı. Kuşlar pek çok gruba ayrılmıştı. Bazıları probiyotik desteği almış, bazıları ise almamıştı. Kuşlar bu şekilde yetiştirilirken, kilo alma ve hastalıklara karşı direnç gösterebilme becerileri de gözlemlenmişti.

Sonuçlar, iyi bir beslenme programını takip eden sağlıklı kuşların kilo almalarında hiçbir fark olmadığını gösterdi. Böylece çalışmayı yürüten ekip şu sonuca vardı: “Uygun bir beslenme programını takip eden sağlıklı yavrularda önemli bir ekstra faydası görülmemekle birlikte, hasta, stresli ya da deneyimsiz kişilerce ve marjinal beslenme programları ile beslenen yavrularda, kuşlara özgü bir günlük probiyotik ek besininin faydası olacaktır”.

Yetiştirilme sırasında kuşlara kasıtlı olarak hastalığa neden olan bakteriler verildi (Pseudomonas sp., E.coli). Bu bakterileri alan kuşlar arasında, probiyotik ek besini alan grubun daha düşük bir positif patojen özellik gösterdiği görüldü. Yapılan kan testlerinde hassaslaşmanın daha az olduğu (daha düşük akyuvar sayımı), yapılan histopatolojide ise bağırsaklarda daha az enfeksiyon olduğu tespit edildi.

Ekim 2003′de Chicago’da yapılan AU toplantısında araştırma Star Labs tarafından sunuldu. Missouri’de bulunan Star Labs, “PrimaLac” isimli bir probiyotik preparatı imal etmekteydi. Bu ürünle iki büyük deney gerçekleştirildi. 20,000 Bob White quail chicks (bıldırcın) üzerinde yapılan ilk deneyde, probiyotik alan kuşların gelişimlerinin, sindirimlerinin ve tüy kalitelerinin, probiyotik almayan kuşlara göre daha iyi olduğu ve bu kuşların hayatta kalma şansının daha yüksek olduğu görüldü. Bu kuşlar aynı zamanda daha iyi bir bağışıklık (antikor) gösterdiler. İkinci deneyde yaklaşık 15,000 sülün kullanıldı ve probiyotik alan ve almayan iki gruba ayrıldılar. Her iki gruba da kasıtlı olarak Salmonella typhimurium (hastalık yaratan bir bakteri) ve (paramyxovirüsün neden olduğu) Newcastle hastalığı verildi. Sonuç olarak probiyotik desteği almayan kuşlarda ölüm oranı diğer gruba göre %25 daha fazla oldu.

Hareket Planı

Probiyotikler nasıl etki ediyor? Rekabetçi inhibisyon – Lactobacillus sp. gibi, bazı sağlıklı kuşların bağırsaklarında bulunan normal bakteriler, olası patojenleri kontrol altında tutmaya yardımcı olan laktik asit, hidrojen peroksit, antibiyotik ve diğer maddeler üretirler. Sağlıklı kuşlarda, normal bakteriler tarafından üretilen laktik asit, mide ve bağırsak içeriğinin pH’ını düşük yani asidik tutar. Bu normal bakterilerin strese bağlı olarak kaybolması pH’da yükselmeye neden olur. Genel bir kural olarak, patojenik bakterilerin çoğu asidik ortamda çoğalmazlar ve bu nedenle pH’daki bir artış hastalık yaratan bakterilerin yayılmasına kolaylık sağlar. Pek çok kuşbilimcinin de bildiği gibi, olası yayılmacı bakteriler arasında E-coli, Pseudomonas, Candida (maya ya da pamukçuk) , Salmonella ve Yersinia sayılabilir. Genellikle bu organizmalar fırsatçı şekilde hareket ederler, kuşların stresli oldukları dönemlerde hastalık yaratmak için tetikte beklerler. Bağırsaklarda asiditeyi düşürmelerinin yanı sıra, probiyotikler, bağırsak hattını kaplayan ve tercihen bağırsak duvarındaki reseptör bölgelerde bulunan koruyucu sümüksü tabakalar üreterek, E.coli gibi bakterileri uzak tutarlar. Problemi, antibiyotik kullanımına gerek kalmadan yok etmek için doğal bir yöntem sunarlar. Kuşları tedavi ederken bağırsaklarını, onları normal aktiviteleri sırasında tekrar sağlıklarına kavuşturabilecek faydalı bakterilerle donatıyoruz. İştahın uyarılması – Probiyotiklerin güçlü bir iştah uyarıcı etkisi olduğu görülmektedir. Sindirim enzimleri ve B vitaminleri üretirler. Bu etkiler kuşların beslenme rejimlerinden maksimum ölçüde faydalanmalarını sağlar.

Bağışıklık sisteminin uyarılması – Son çalışmalar probiyotiklerin genel bağışıklık sistemini uyardığını göstermektedir. İlginçtir ki, insan probiyotik preparatları özel bakteri enfeksiyonlarını hedefleyecek şekilde geliştirilmektedir. İnsanlarda Bacillus cereus bakterisi gastroenterite neden olur. Bu enfeksiyon ölümcül olmasa da, yıllık olarak pek çok işgünü kaybına neden olmaktadır. Antibiyotik yerine, gelecekte hastalara enfeksiyonu kontrol eden özel bir probiyotik “yoğurt” takviyesi verilebilir. İlgili şirketlere göre, şu andaki teknoloji ile E-coli gibi daha zorlu ve gerinimi ve mütasyonu daha fazla olan organizmalar yakalanabilecektir. Bu preparatlar elde edildikten sonra, yan etkisi olan antibiyotikler ile tedavi edilebilen bu tür enfeksiyonlarda da uygulanabilecek ve kuş bilimcilere faydalı olacaktır.

Probiyotiklerin Kullanımı

Probiyotik preparatlar pek çok yıldır mevcut olmasına rağmen, bunların kullanımı hakkında hala bazı belirsizlikler vardır. Yeni ürünler çıktıkça, hatalı bilgilerin de yayılması kolaylaşmaktadır. Durum tüm kuşların aynı hatta benzer bağırsak bakterilerine sahip olmadığı gerçeği ile daha da karmaşıklaşmaktadır. Tavuk gibi, çekumu olan kuşlarda, çok sayıda gram-negatif isimli bakteriler bulunur. Bunlar da diğer türlerde hastalık yaratabilme kapasitesine sahiptirler. Çekumu olmayan papağan gibi kuşlarda, gram-negatif bakteriler çok düşük sayıdadır. Bunlarda da normal olarak çok sayıda gram-pozitif bakteriler bulunur. Lorikeet’lerde (avustralya kuşu) neredeyse hiç bakteri bulunmaz. Buna karşık kanarya ve Avustralya ispinozu gibi passerinelerde kalıcı bir bağırsak bakterisi popülasyonu yoktur. Dışkıdaki bakteriler sadece geçici olanlardır.

Muzice bir tedavi olmamakla birlikte, probiyotiklerin bazı durumlarda kuşların sağlığını korumak konusunda yardımcı oldukları söylenebilir.

Peki kuşbilimciler probiyotikleri ne zaman kullanmalıdırlar?

Her türlü stres durumundan sonra – Stres bağırsaktaki faydalı bakterileri yok eder-. En faydalı bakteriler de ilk önce kaybedilenlerdir. Bu faydalı bakteriler yok olduktan sonra, bakteri ya da mayaya neden olan hastalıkların aşırı gelişimi için bir boşluk oluşmuş olur. Bu da ishal, iştah azalması ve hastalığa dirençsizlik olarak kendini gösterir. Probiyotikler faydalı ve faydasız bakterilerin dengesini de düzenleyebilirler. Stres durumundan sonra en kısa zamanda ya da stres durumundan hemen önce verilmeleri iyi olacaktır. Böylece, hastalık problemlerinin önüne geçilebilir.

Üreme ve tüy dökme sırasında – En iyi şekilde bakılmalarına rağmen, üreme ve tüy dökme sırasında kuşlar “halsizleşebilirler”. Probiyotik kullanımı anne-babaları üreme sırasında güçlendiriken, yavruları da hastalıktan korur.

Kuşların satın alınmasından ve nakliyelerinden sonra – Yakalama ve kafese yerleştirme, özellikle doğuştan sinirli türlerde aşırı derecede zor olabilir. İştah ve su tüketiminde azalma, fizyolojik strese de neden olabilir.

Antibiyotik kullanımından sonra – Pek çok antibiyotikler, sadece hastalık yaratan bakterileri değil, aynı zamanda bağırsaktaki faydalı bakterileri de öldürürler. Antibiyotik tedavisi durduğunda, bağırsak bu bakterileri kuşların kendi çevrelerinden tekrar toplayabilir. Probiyotikler kuşları bu sırada hastalıktan korumaya yardımcı olur.

Tüylenmeden sonra – Kuşlar, normal şekilde beslenene ve kuş evinde kendilerini kabul ettirene kadar probiyotik desteği alıyorlarsa, annelerinden ayrıldıktan sonra daha az hasta olacaklardır.

Probiyotik Kullanımı Üzerine Not

Bazı şehirlerde, şehir içme suyuna flüorit veya klorin katılması, probiyotik kullanımını kesintiye uğratabilir. Kentlerde, işleme tesisleri, su dağıtım şebekesine yakın yerlere yerleşmişlerdir. Avustralyalı yetkililere göre, flüorit ve klorin konsantrasyonları pek çok su şebekesinde çok düşük seviyededir ve etkisizdir. Ancak bir işleme tesisine yakın yerde kuş yetiştiren kişiler için sudaki konsantrasyon oranı, probiyotik organizmaları öldürecek kadar yüksek olabilir. Ancak bu maddeler, işlenmiş su 24 saat bekletildikten sonra buharlaşacak ve suda yok olacaktır.

Kuşbilimciler için yapılacak en iyi şey, suya probiyotik koymadan ve kullanmadan önce suyu, 24 saat bekletmeleridir. İstenen miktarda suyu kovalara koyup beklettikten sonra kullanmak en iyisi olacaktır. Başka bir yöntem de, yağmur suyu ya da damıtılmış su kullanmaktır. Pek çok suda çözünen probiyotik preparatları da yeme katılabilir. Bazı preparatlarda bu yöntem daha hızlı ve daha etkin şekilde, probiyotiklerin sindirim sistemine ulaşmasını sağlar.

Bu sayfaya gelen aramalar..

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/bakteri-ve-evsahibi-iliskisi-probiyotikler/feed/ 0
HEXAMİTİASİS Bağırsak HastaLığıdır http://www.trakyaguvercin.com/hexamitiasis-bahirsak-hastaligidir/ http://www.trakyaguvercin.com/hexamitiasis-bahirsak-hastaligidir/#comments Thu, 02 Feb 2012 15:02:04 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=100 Hexamitiasis sıvımsı, yapışkan, hatta kanlı ishalin eşlik ettiği bir bağırsak hastalığıdır.

Patojen

Genellikle yazın ve sonbahar aylarında görülür. İlk olarak bağırsaklara yerleşir. Özellikle dirençleri hala düşük olan yavrular buna karşı eğilimlidirler. Enfekte olmuş kart güvercinler bu hastalığın belirtilerini fazla göstermezler ve fazla etkilenmezler ama paraziti dışkı yoluyla dışarı atarlar. Bunlara kronik taşıyıcı denir. Kuluçka dönemi 4-5 gündür.

Hastalığın Semptomları

Kötü kokulu, sümüğümsü hatta kanlı ishal. Hasta güvercinler yemeği ve suyu azaltır, isteksiz olurlar. Bu hastalıktan genç güvercinlerin bağırsakları çok şiddetli etkilenir.

Hastalığın Tedavisi

Hastalığın belirlenmesinden sonra tüm sürü chevi-col+ ile tedavi edilir. Su içme isteği artarsa (kuluçka dönemi ve sıcak havada) ilaçlı suya ek yapılmaz. İlaçlı su tükendiğinde yeni su konur. Tedavi boyunca banyo suyu konulmaz.

Hastalığın Tanımı

Hexamitae, yeni ölmüş kuşun bağırsak mukozasından alınan örneklerin vücut ısısında mikroskobik muayenesiyle görülür. Yavaş ve kendi çevrelerine dairesel hareketler gösteren trichomonadların aksine bu parazitler düz çizgide hızlı hareketler sayesinde tanınabilir.

Benzer Durumlar

Paramyxovirüs, e-coli, salmonellosis

Bu sayfaya gelen aramalar..

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/hexamitiasis-bahirsak-hastaligidir/feed/ 0
SALMONELLA TİFO güvercin hastalıkları http://www.trakyaguvercin.com/salmonella-tifo-guvercin-hastaligi/ http://www.trakyaguvercin.com/salmonella-tifo-guvercin-hastaligi/#comments Thu, 02 Feb 2012 03:02:23 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=97 Paratyphoid (paratifo) ile aynı özellikleri gösterir.
Bu hastalık güvercinler arasında ölümlerin en çok yaşandığı bulaşıcı bakteriyal hastalıklardan birisidir

Patojen

Bakteri 1 ya da daha fazla yıl çevrede bulaşıcı olma özelliğini korur.

Hastalığın Yayılımı

-Hastalığın içerdiği güvercin tozu
-Besin kirliliği (böcek, fare vb.)
-Yemlik ve sulukların kirli olması
-Çiftleşme ve gaga teması
-Yumurtaya geçme
-Hasta güvercinin yavru beslemesi
-Kronik taşıyıcılar: Salmonella enfeksiyonundan kurtularak iyileşmiş görünen güvercinler düzensiz aralıklarla hastalığı saçarlar.

Hastalığın Belirtileri

Akut Hali:
Genellikle genç kuşları etkiler.
Yeşil, sümüksü, yumuşak dışkı; karaciğer, böbrek, dalak enfekte olduğunda büyüme geriliği olur. Aşırı zayıflama ve bazı vakalarda da ölüm gerçekleşir.
Enfekte olan embriyonlar yumurta halindeyken ya da doğduktan birkaç gün sonra ölürler.

Kronik Hali:
Genellikle kart kuşları etkiler.
İltihaplanma, eklem yerlerinde kalınlaşmaya neden olur. Özellikle dirsek, kanat ve bacak eklemlerinde, denge bozukluğu ve boynun yatmasına sebep olur.

Hastalığın Tedavisi

Sözü edilen semptomların belirmesi durumunda chloramphenicol-N tedavisine başlanmalıdır.
Bazı durumlarda bakteriyolojik muayene sonuçları elde edildiğinde tedaviye ampicilin-t ile değiştirmek gerekir. Tedavi tek tek değil bütün kuşlarda olmalıdır.
Tedaviye başlamadan önce ciddi biçimde enfekte olmuş kuşları diğerlerinden ayırın. Çünkü onların iyileşmeleri muhtemel değildir.

Hastalığın Tanımı

Organ örnekleri ve dışkı örneklerinden oluşan bakteriyolojik muayene ile olur.

Benzer Durumlar

Paramyxovirüs, ornithosis, cocidiosis, solucan salgını, trichomoniosis
Salmonella dışkılarında patalojik değişiklikler. Dışkı sulu olur, beyaz parçacıklar içerir

Bu sayfaya gelen aramalar..

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/salmonella-tifo-guvercin-hastaligi/feed/ 0
COCCIDIOSIS (KANLI İSHAL) güvercin hastalıkları http://www.trakyaguvercin.com/coccidiosis-kanli-ishal-guvercin-hastaligi/ http://www.trakyaguvercin.com/coccidiosis-kanli-ishal-guvercin-hastaligi/#comments Wed, 01 Feb 2012 15:02:16 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=95 Coccidiosis bir bağırsak hastalığıdır. Coccidia neredeyse tüm güvercinlerin ince bağırsaklarında bulunur.
Patojen

Trichomonads ile birlikte coccidia güvercinlerde en sık rastlanan parazitlerdir. Coccidia’nın sadece çevrede geliştikten sonra bulaşıcı olan kalıcı safhasına ookist denir.

Hastalığın Gelişimi

Ookist’in vücuda girmesinden sonra gelen safha, bağırsak zarına verdiği zarardır. 4-7 gün içerisinde güvercin ookist’i dışkı yoluyla çıkarmaya başlar.

Coccidiosis’in 2 şekli vardır:

1-Asemptomik form
En sık rastlanandır. İlk kez ookist’i az miktarda kaptıktan sonra, endogenous uyarımına bağlı olarak, güvercinler savunma mekanizmalarında hastalığa karşı bağışıklık geliştirirler.
Bu korumayla ookist alımı vücuda düşük seviyelerde olur ve güvercinler parazitlerle bir çeşit denge içinde yaşarlar ve bu parazitler onları bağırsak hastalıklarına karşı korur.

2-Visible şekil (şiddetli safha)
Hastalığın bu şekli daha şiddetli bir gidişat sergiler. Genç, korunmasız kuşlarda ookist’in büyük miktarlarda vücuda alımıyla oluşur ya da kart kuşlarda stres faktörünün etkisiyle sağlığı bozulan güvercinlerde görülür ki bunlar asıl coccidiosis’dir.

Hastalığın Semptomları

Asemptomik form:
Zarar gören kuşlar her ne kadar daha az canlı olsalar da sağlıklı görünürler.
Şiddetli safha:
Gözler görülür bir şekilde etkilenmiştir. Kötü kokulu, yeşilimsi, sümüksü dışkı ve bazen kanlı ishal olur. Kayıtsızdırlar, tüyleri kabarır ve bol su içerler, fazla yemek yemezler.

Hastalığın Tedavisi

Asemptomik form: Host-patojen dengesini bozmamak için hastalığın hafif hali tedavi edilmez.
Şiddetli safha: Hastalıklı kuşlar chevi-kok la tedavi edilir. Uygun bir diyetle ve vitamin e – b12 ile takviye edilmelidirler.

Hastalığın Tanımı

Dışkı örnekleri alınarak mikroskobik muayene ile olur.

Benzer durumlar

Salmonellosis, e-coli, solucan salgını

Bu sayfaya gelen aramalar..

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/coccidiosis-kanli-ishal-guvercin-hastaligi/feed/ 0
TRİCHOMONİASİS (CANKER) http://www.trakyaguvercin.com/trichomoniasis-canker/ http://www.trakyaguvercin.com/trichomoniasis-canker/#comments Sun, 29 Jan 2012 03:02:43 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=24 Trichomoniasis, dünyada güvercin sürülerinde büyük kayıplara yol açan bir hastalıktır.

Patojen

Trichomonas gallinea, tek hücreli, kendiliğinden üreyen bir parazittir. Nerdeyse tüm güvercinler, gaga ve boğazda yaşayan trichomonadı taşırlar. Hasta olan güvercin dışkı ve tükürükle parazitleri yayar. Yetişkin güvercinler, yavru beslerken hastalığı geçirirler

Hastalığın Semptomları

Yavrularda ve yetişkinlerde, canlılıkta önemli bir azalma, uçma isteksizliği, ishal ve boğazın kızarması görülür. Hastalık geliştikçe damak mukozasında sarı noktalar oluşur, bunlar daha sonra sarı tortulara dönüşür. Kanama riski olduğundan tortuları koparmamak gerekir. Hastalıklı kuşun yavrusunda göbek bağı enfeksiyonu ve takiben iç organlara sıçrayan çıbanlar oluşur. Yavrularda 10-14 günlükken keskin kokulu sıvı dışkı ve geç gelişmenin ilk belirtileri gözlenir.

Hastalığın Tanımı

Yaşayan ya da yeni ölmüş güvercinin boğaz mukozasının mikroskobik incelenmesinde ortaya çıkar. Kadavrada ölümden sonra 20 saate kadar patojeni görmek mümkündür.

Hastalığın Tedavisi

Trichomonadlar tanımlandığında tüm sürü chevi-col+ ile tedavi edilmelidir. Su tüketimi artarsa (sıcak yüzünden) ilaçlı suya ek yapılmaz. İlaçlı su tüketildiğinde yeni, taze karışım yapılır. Tedavi boyunca banyo suyu konulmaz.

Benzer Durumlar

Yetişkin güvercinlerde boğazın içindeki beyaz noktalar trichomonas değildir. Beyaz ve sarımsı gri arasındaki nodüller aslında salyaya aittir ve zararsızdır. Kanama riskine karşı oynamamak gereklidir.

Bu sayfaya gelen aramalar..

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/trichomoniasis-canker/feed/ 0
Güvercin çiçeği http://www.trakyaguvercin.com/guvercin-cicegi/ http://www.trakyaguvercin.com/guvercin-cicegi/#comments Mon, 29 Aug 2011 19:46:41 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=6694 Kanatlıların (tavuk, hindi, güvercin, kanarya) sakal, ibik, yüz, göz ve ağız kenarlarında, deride, tüy folliküllerinde küçük lezyonlar ve kabarcıklar(kutanöz form); ağız, dil, yutak, larinks, üst solunum yolu mukozasında küçük veya büyük membranlar (difterik form)tarzında bozukluklar oluşturan bulaşıcı viral bir hastalıktır.

Etken;

Poxviridae familyasından Avipoxvirus DNA virüsüdür. İmmunolojik yönden birbirine benzerlik gösteren 4 suşu vardır.

  • Tavuk çiçek virüsü
  • Hindi çiçek virüsü
  • Güvercin çiçek virüsü
  • Kanarya çiçek virüsü

Bulaşma;

  • Deri yoluyla; batma, delme, sokucu böcekler, sinekler, uyuz etkenleri- Lezyonlardaki yara kabuklarında ve deri döküntülerinde virüs fazlaca bulunur ve etrafa yayılır.
  • Solunum yolu ile; ağız ve üst solunum yolu mukozası

  • Konjiktiva yolu ile; lakrimal kanallardan solunum yollarına

Klinik Belirtiler;
Kutanöz Form; hayvanların tüysüz yerlerinde (yüz, göz, ağız etrafında, sakal, ibik, tüysüz deri) küçük kızarıklıklar, kabarcıklar tarzında başlar ve kabuklu lezyonlar halinde gelişir. Gaga kenarındaki lezyonlar ağzın açılmasına mani olduğundan beslenme güçlüğü yaratır. Göz kenarındakiler de körlüklere neden olabilir.
Difterik form; beyaz opak nodüller daha çok ağız içinde, dilde, yutakta, yemek borusunda ve larinkste görülür.
Bu iki formun dışında bazı olgular da sinuslarda şişmeler halinde ortaya çıkar (rhinitis formu). Hayvanın yüzü şişer ve burundan akıntı gelir. Bir kısım hayvanda da gizli infeksiyonlara rastlanabilir.

Tedavi;
Uygun tedavi yoktur. Bununla beraber, çiçek hastalığı yavaş yayılım gösterir. Bu nedenle, salgını önlemek için aşılama yapmak mümkündür.

Koruma;

Kümeslerde oluşabilecek çiçek hastalığı salgınlarının kontrolü için biyogüvenlik önlemlerinin uygulanması ve AŞILAMA yapılması tavsiye edilir.

Bu sayfaya gelen aramalar..

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/guvercin-cicegi/feed/ 0
Güvercinlerde Bronşit Hastalığı http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-bronsit-hastaligi/ http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-bronsit-hastaligi/#comments Mon, 29 Aug 2011 19:41:32 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=6690 Güvercin Bronşit Hastalığı
İNFEKSİYÖZ BRONŞİTİS ( IB )
IB coronavirüsünün neden olduğu ve tracheal rales,öksürük ve aksırık ile karakterize akut yüksek bulaşıcı bir solunum sistemi hastalığıdır. Bazı türleri nefrotropiktir ve böbrek bozukluklarına ve oviducta zarar verir. Yetersiz çevresel hijyen ve düşük sıcaklıklar hastalığın şiddetini etkileyebilir.Tavuklar doğal konakçıdır. Bir kümeste birden çok serovar aynı zamanda yayılabilir.

Genç tavuklar IB nedenli solunum hastalığında genellikle sadece hafif klinik semptom gösterirler. Bununla birlikte virüs yumurta kanalı gelişimine zarar verebilir. Böbrek formu genç kanatlılarda ortaya çıkar ve genellikle soğuk stresi ile birleştiğinde çok ciddi olur. Yetişkin yumurtacılarda IB çoğu zaman yumurta üretim kanalının hasarı ve yumurta üretiminde şiddetli ani düşüşle şekilsiz, pürüzlü veya kabuksuz yumurtaların yumurtlanmasıyla, solunum semptomlarının hafif görülmesi veya solunum semptomlarının bulunmaması ile karakterizedir. Tanı klinik görünüme,virüsün izolasyonuna, histopatolojiye ve klinik semptomların görülmesinden 2-3 hafta sonra antikor miktarına bağlıdır.

Komplike olmayan IB enfeksiyonları hafif olarak seyreder,ND virüsü,Mycoplazma,E.coli gibi diğer solunum patojenleri ile eşzamanlı enfeksiyonlar, CRD ile kronik tracheatis ve fibrinoprulent air sacculitis ile sonuçlanan ciddi komplikasyonların artması ile sonuçlanabilir. IB küçük avlu tavukçuluğunda veya free range kümeslerde nadiren problem oluşturur.

Ticari kümeslerde IB aşılaması rutin aşılamanın bir bölümü olmalıdır. Farklı aşıların büyük bir kısmı kullanılabilir olmaya başlamıştır. Çoğu ortak canlı aşı türü Massachusetts’in farklı düzeylerde zayıflatılmış türleridir. (H120-MM-H52) Avrupa’da varyant türlere karşı da canlı aşılar vardır. Ölü aşılarda kullanılabilir. Farklı aşı türlerinde bu çeşitlilik gereklidir çünkü bazen tek bir tür ile aşılama saha veya kümeste diğer türlere karşı eksik koruma sağlar. Prensip olarak bütün aşılama programları ilk aşılamanın temel immuniteyi geliştirdiğini göstermektedir ve hiç olmazsa kısmi bir immunitenin (kros immunite) diğer serotiplere karşı geliştiğini söylemektedirler. İlk sprey aşılama 1. günde uygulanabilir ama yumurtacı piliçlerde genel prosedür 3-9 ve 15. haftalarda aşılamadır, lokal duruma göre spesifik aşı programı uygulanabilir.

Her 9 ila 12 hafta arayla yumurtacı tavuklar yumurtlama periyodundayken orta veya düşük patojeniteli suşlar ile tekrar aşılamalar genellikle tavsiye edilir. Bu solunum yolunun tamamen korunmasını sağlayabilir. İlk aşılama için Massachusetts türünün oldukça zayıf bir türü (H120) kullanılıyorsa akabinde daha fazla immunojenik olan H52 türü kullanılmalıdır. Broilerlerdeki aşılama programı lokal durumlara göre çeşitlilik gösterir. İlk su aşılaması yaklaşık 9-10 günlük yaşta verilebilir. İkincisi ise eğer gerekliyse 4, haftada verilir.

Bu sayfaya gelen aramalar..

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-bronsit-hastaligi/feed/ 0
Güvercinlerde kuş gribi hastalığı http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-kus-gribi-hastaligi/ http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-kus-gribi-hastaligi/#comments Mon, 29 Aug 2011 19:33:31 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=6686 AVIAN INFLUENZA (AI)
Kanatlı türlerinde Avian Influenza Ortomyxovirus tip A’dan köken alan bir enfeksiyondur. Suptiplendirme onların ürettiği hemaglutinin ve neuraminidaza göre yapılır. Avian Influenza’nın yüksek patojenik türleri (HPAI) H5 ve H7 subtiplerinin bazı virüsleri tarafından meydana getirilir ve son yıllarda İtalya,Yakın doğu ile Asya gibi çoğu ülkelerde çok ciddi hastalık ortaya çıkarmışlardır. Aynı zamanda kuşlardan insanlara enfeksiyon riski vardır, insanlar için öldürücü olabilir. Su kuşları genelde ana
rezervuar olarak dikkate alınır ve Çin’in bir kısmı, Hong Kong gibi yüksek insan populasyonuna sahip bölgelerde su kuşları ile domuz gibi hayvanlar aynı bölgede bulunduğunda rekombinant bir Avian Influenza tip A’ya karşı bağışıklığı olmayan populasyonda tehlikenin artma riski var gibi gözüküyor.
Kanatlılarda ilk klinik semptomlar sıklıkla spesifik değildir. Hastalığın gidişatı çok fazla hayvan

kuş gribi, güvercinlerde solunum yolları hastalıkları, güvercin gribi, güvercin hastalıkları, güvercin ilaçları,

pasajları ile çok ciddi hale gelmeye başlayabilir ve %100 mortaliteye kadar ulaşabilir. Başta ödemler, solunum semptomları ve biçimsiz yumurtalar oluşur. Bununla birlikte diğer infeksiyöz kanatlı ajanlarıda benzer görünümler oluşturabilir. (ND, IB, ILT, Mycoplasma) Yeterli kapasiteye sahip laboratuarlarda ileri laboratuar testlerine ihtiyaç vardır. ND aşılaması AI’ ye karşı korumaz . Ölü Influenza aşısı zamanında lokal olarak kullanılmıştır fakat genellikle AI türlerine karşı aşılamaya izin verilmez ve etkilenen kümesler imha edilir. Dünyanın çoğu ülkesinde Avian Influenza ihbarı mecbur bir hastalıktır.

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-kus-gribi-hastaligi/feed/ 0
Güvercinlerde Newcastle (Veba) Hastalığı http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-newcastle-veba-hastaligi/ http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-newcastle-veba-hastaligi/#comments Mon, 29 Aug 2011 19:27:34 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=6681 Dünyanın her tarafına yayılmıştır. Kanatlı endüstrisinin hızla geliştiği çoğu ülkede hastalık kayıtlı ihbarı mecburi bir hastalıktır. Hastalığa neden olan mikroorganizma bir Paramyxovirus’dür. Kanatlı izolatlarındaki  patojenitelerine göre sınıflandırıldığında apatojenik (hastalığa neden olmayan), lentojenik (sadece çok zayıf ve subklinik hastalığa neden olan), mezojenik (orta şiddette hastalığa neden olan) ve velojenik (şiddetli hastalığa neden olan) olarak sınıflandırılırlar. Şiddetli pandemilere daima velojenik suşlar neden olur. Türlerin patojenitesinin moleküler temeli füzyon proteinlerinin aminoasit sayısının yükselmesidir. Virüs tipine bireysel immunite ve etkilenen organlara bağlı olarak birkaç forma ayrılır. Hastalık aniden akut olarak başlayıp yüksek mortaliteye neden olabilir fakat sadece solunum, enterik  veya sentral nervöz form gibi formlarlada sürebilir. Bu klinik belirtiler aynı  zamanda meydana gelen diğer hastalıkları tanımayı zorlaştırabilir. Hastalığın etkili kontrolü hızlı ve doğru teşhise bağlıdır. Akut formda en önemlisi virüsün genomunun moleküler metotlarla tanımlanması veya virüsün izole edilmesidir. Klasik olarak virüs embriyolu

güvercin veba hastalığı, güvercinlerde newcastle hastalığı ve tedavisi

yumurtanın allantoik içeriğinde birkaç gün içerisinde çoğaltılabilir ve indirekt olarak (HA testi) Hemaglutinasyon testi ile kontrol edilebilir. Hücre kültürleri her zaman güvenilir değildir. Bir kere virüsün tanımlanması için daha fazla test ve virüsün patojenitesinin bulunması gereklidir, örneğin ortalama ölüm zamanı (MDT), intraserbral (ICPI) veya intravenöz (IVPI) patojenite indeksi bölünme alanının füzyon proteinleri tanımlanmalıdır. Patojenik türlerin ICPI’si 0,7’den büyüktür. Ayrıca virüs (AI) Avian Influenza virüsünden ayrılabilir, HA testinde’de kırmızı kan hücrelerini aglutine eder.

Son yıllarda kuzey Avrupa’da asıl olarak ND’nin solunum formu ortaya çıkmaktadır. Tipik semptomlar tracheal mukozanın kalınlaşması, hemorajik hale gelmesi ve nekrotik odaklarla kaplanmasıdır. Kanatlılar genellikle asfeksiden ölürler. Bu solunum formu (virolojik ve histolojik) metodlar ile (ILT) İnfeksiyoz Larengotracheitis’ten ve kanatlı çiçeğinin ıslak formundan ayırt edilebilmelidir.

Çoğu ülkelerde ND aşılama programları rutin ve sıklıkla uygulanması mecburidir. İki canlı aşı su yolu ile, yem içinde veya spreyle uygulanabildiği gibi inaktif aşılar enjeksiyon şeklinde de uygulanabilir. Mild türlerden iyi tolere edilen Hitcner B1 ve La Sota’nın clone 30’u gibi bir sıra canlı aşı kullanılmıştır ve bazı türler daha patojeniktir fakat konvansiyonel La Sota türü, F1 türü hemen hemen ısıya dayanıklı tüm Avusturalya türleri V4 ve I2 daha immunojeniktir. Hitchner B1 La Sota’nın Clone 30’u ve Avustralya türleri çok genç hayvanlarda uygulamak için uygundur. Sıradan La Sota türleri uygun değildir çünkü ilk alındığında özellikle mycopazma gibi diğer solunum patojenleri arttığında solunum reaksiyonlarına yol açabilir. Çoğu ölü La Sota ND virüsü içeren inaktif aşılar uzun süre bağışıklık verirler.

Çeşitli aşılama programlarının uygulamada olması, kanatlıların tipine ve bölğedeki very virülent NDV’nin dağılımına bağlıdır. Kuzey Avrupa’da yumurtacılar su yolu ile 3, 7 ve 16’ncı haftada aşılanır ve bundan sonra her 2-3 ayda bir aşılanır. İlaveten anaçlar 18 haftalık yaşta inaktif aşı ile aşılanır. Broilerler bir günlük yaşta sprey ile ve 2 haftalık yaşta içme suyu ile aşılanır. Dünyanın büyük bir kısmında virülent ND yaygındır aşılama programları daha kapsamlı olursa ciddi kayıplardan kaçınılabilir.

Bu sayfaya gelen aramalar..

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-newcastle-veba-hastaligi/feed/ 0
Güvercinlerde kuruma hastalığı ve tedavisi http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-kuruma-hastaligi-ve-tedavisi/ http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-kuruma-hastaligi-ve-tedavisi/#comments Mon, 29 Aug 2011 19:07:36 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=6668 %50 Oksitetrasiklin

Veteriner Sistemik Antibakteriyel

KULLANIM YERİ ve ENDİKASYONLARI
Oksimed Oral Çözelti Tozu
, etçi hindi ve tavuklar ile rumen faaliyetleri başlamamış buzağılarda Oksitetrasikline duyarlı bakteriler tarafından meydana getirilen aşağıdaki enfeksiyonların tedavisinde kullanılır.
Tavuk ve hindilerde; Kronik solunum sistemi hastalığı (M. gallicepticum), Psittakoz (Chlamidia psittaci), Enfeksiyöz Synovitis (M.synovia), Kolera (P. multocida) ve diğer solunum sistemi enfeksiyonlarında.

AMBALAJ
250 gr, 500 gr, 1 kg, 5 kg ve 25 kg.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Oksimed Oral Çözelti Tozu
etken maddesi oksitetrasiklin, tetrasiklin türevi geniş spektrumlu bir antibiyotiktir. Çok sayıda gram pozitif ve gram negatif bakteriye karşı bakteriyostatik etki gösterir. Bakteri

güvercinlerde kuruma, kuruma hastalığı, güvercinlerde kuruma ve tedavisi, güvercin hastalıkları, güvercin ilaçları, oksitetrasiklin, yavrularda kuruma, yeme düşe yavrularda kuruma, tedavisi,

ribozomunun 30 S alt ünitesindeki reseptöre bağlanarak mRNA ribozomundaki akseptöre, aminoasil tRNÂ’nın bağlanmasını engeller ve peptid zincirine yeni amino asit bağlayamadığından protein sentezini inhibe eder.
Oksitetrasiklinin etkili olduğu bakteriler aşağıdaki gibidir;
Gram-pozitif aeroblar bakteriler (Bacillus sp.. Corynebacterium sp., Erysipelothrix rhusiopathia, Listeria monocytogenes ve Streptococci), Gram negatif bakteriler (Actinobacıilus sp., Bordetella sp., Francisella tularensis, Haemophilus sp., Pasteurella multocida, P. haemolytica, Yersinia sp., Campylobacter fetus, Borrelia sp. ve Leptospira sp. Moraxella bovis), Anaerob bakteriler (Actinomyces sp., Fusobacterium sp.,) ve Chlamydia sp,, Ehrlichia sp., Coxiella burnetti ve Anaplasma’lara etkisi iyi derecededir.
Kazanılmış direnç nedeniyle Staphylococci, Enterococci, Enterobacter sp., Enterobacteriaceae familyasına dahil Enterobacter sp., E.coli, Klebsiella sp., Proteus sp., Salmonella sp., Anaerob bakterilerden Bacteroides sp. ve Clostridium sp.’ye etkisi değişkendir.
Mycobacterium sp., Proteus vulgaris, Pseudomonas aeroginosa, Serratia sp., Mycoplasma bovis ve M. hyopneumoniae tetrasiklinlere dirençli kabul edilir.
Oral yolla uygulandığında hızlı ve yüksek konsantrasyonda emilerek tüm vücuda yayılır ve farklı türden hayvanlarda kandaki yarılanma ömrü 6 – 8 saat arasındadır. Etkili kan yoğunluğunun korunabilmesi için 12 saat aralıklarla uygulamanın tekrarlanması gerekmektedir. Etkili yoğunluklarda plöra, periton ve beyin-omurilik sıvısına geçer. Karaciğer, dalak, prostat, safra ve idrarda birikir. Belirtilen farmakokinetik profili sistemik enfeksiyonların sağaltımı yönünden önem taşır. Oksitetrasiklin büyük oranda idrarla ve daha düşük oranlarda da safra yoluyla atılır. Bu nedenle üriner sistem rahatsızlıklarında, karaciğer enfeksiyonlarında oldukça etkilidir. Safra yoluyla atılan kısmı bağırsaklardan geri emilerek enterohepatik dolaşıma girer.

Bu sayfaya gelen aramalar..

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-kuruma-hastaligi-ve-tedavisi/feed/ 0
Güvercinlerde salmonella ve tedavisi http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-salmonella-ve-tedavisi/ http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-salmonella-ve-tedavisi/#comments Mon, 29 Aug 2011 19:01:29 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=6665 MEDSULTAN Oral Süspansiyon

%40 Sulfametoksazol & %8 Trimetoprim

KULLANIM YERİ ve ENDİKASYONLARI
Kuzu ve buzağılar ile hindi ve etçi tavuklarda özellikle yukarıda belirtilen duyarlı bakteriler tarafından meydana getirilen enfeksiyonların tedavisi amacıyla kullanılır. Bu kapsamda olmak üzere,
Etçi tavuklarda ve Hindilerde;
Koliseptisemi, salpingitis, kolera, koriza ve stafilokok enfeksiyonlarında ve duyarlı bakteriler tarafından oluşturulan diğer enfeksiyonlarda.

AMBALAJ
100 ml, 250 ml, 500 ml, 1 Lt ve 2.5 Lt.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
MEDSULTAN Oral Süspansiyon
, dengeli oranlarda sulfametoksazol ve trimetoprim karışımı esasın da dayanan güçlendirilmiş bir sülfonamid kombinasyonudur. Kombinasyonda yer alan Sulfametoksazol

güvercin salmonella hastalığı ve tedavisi ,güvercin hastalıkları, güvercin ilaçları, salmonella ilacı , salmonellosis, güvercinlerde salmonella hastalığı, nasıl tedavi edilir,  sulfameteksazol, trimetoprim, güvercinlerde ishal, yeşil ishal

bakteri hücresinde bulunan ve nükleik asit sentezi hücre çoğalması için gerekli olan folik biosentezini, dilidrofalik asit yapısında bulunan para-aminobenzoik asit molekülünün yerine geçerek, trimetoprim ise dihidrofolik asidin tetrahidrofolik aside dönüşümünü bloke ederek önlerler. Böylece, duyarlı patojen bakterilerde sinerjistik tipten bakteriostatik ye bazı durumlarda bakterisidal etki şekillenir ve çoğu gram pozitif ve gram negatif bakterilere karşı geniş bir anti bakteriyel spektrum sağlanır.
Sülfonamid + Trimetoprim kombinasyonlarında başlıca duyarlı bakteriler şunlardır:
Gram poztif aeroblar: Slapnylococcus aureus, Streptoccocus sp., Actinomyces sp., Gorynebacterium sp., Listeria monocytogenes, Eriyspelotrix rhusiopathie, Gram negatif aeroblar: Enterobacteriaceae ( E.coli, Salmonella sp., Klepsiella sp., Proteus sp., Yersinia sp.,) Pasteurella sp., Haemophilus sp., Actinobacillus sp., Bordetella sp., Anaeroblar: Bazı Clostridium sp.. Bacterodies sp., Fusobacterium sp., Chlamydia sp., Actinomyces sp., Orta derecede duyarlı bakteriler ise bazı Mycobacterium sp, bazı Nocarcİasp.dr.Rickettsia sp., Leptospira sp., Pseudomcnas aeroginosa, Mycoplasma sp., dirençli olarak kabul edilir. MEDSULTAN Oral Süspansiyon hayvanlara ağız yoluyla verildiğinde hızla emilerek ortalama 1-4 saat içinde kanda maksimum düzeye ulaşır ve etkin yoğunluğunu 12 saat süreyle korur. Sulfametoksazol ve Trimetoprim böbreklerden ve sınırlı ölçülerde safra ve dışkı içerisinde atılırlar.

Bu sayfaya gelen aramalar..

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/guvercinlerde-salmonella-ve-tedavisi/feed/ 0
MEDICATAY Oral Çözelti Granülü – güvercinlerde solunum yollları hastalıkları tedavisinde http://www.trakyaguvercin.com/medicatay-oral-cozelti-granulu-guvercinlerde-solunum-yolllari-hastaliklari-tedavisinde/ http://www.trakyaguvercin.com/medicatay-oral-cozelti-granulu-guvercinlerde-solunum-yolllari-hastaliklari-tedavisinde/#comments Mon, 29 Aug 2011 18:56:09 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=6661

Tylosin Veteriner Sistemik Antibakteriyel

KULLANIM YERİ ve ENDİKASYONLARI
Tavuk ve Piliçlerde
- Etlik ve damızlık piliçlerde, tilosine duyarlı Mycoplasma gallisepticum ve Mycoplasma synoviae’nin neden olduğu kronik solunum yolu hastalığı (CRD)’ın tedavisinde,
Hindilerde
- Tilosine duyarlı Mycoplasma gallisepticum’un neden olduğu sinüzitis infeksiyonunun tedavisinde kullanılır.

AMBALAJ
500 gr, 1 kg, 5 kg ve 25 kg.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Tilosin Streptomyces fradiae kültürlerinden elde edilen makrolid bir antibiyotiktir. Bakteri ribosomlarında 50 S subünitesine bağlanarak translokasyon basamağını inhibe eder. Tilosin başlıca

güvercin hastalıkları, güvercin ilaçları, tedavi, crd, kronik solunum yolu hastalıkları, fırklama, kıhlama, göz nezlesi, göz sulanması, burun akıntısı

gram pozitif bakterilere etkinlik gösterir. Tilosine duyarlı başlıca bakteriler şunlardır;
Mycoplasma sp., Leptospira sp., Erisipelas sp., Haemophilus pertusii, Morexella bovis, Borrelia anserina, Treponema hyodysenteria. Tilosin özellikle Mycoplasma gallisepticum tarafından meydana getirilen enfeksiyonlarda oldukça etkilidir. Staph. aureus suşları arasında dirençli suşlar oluşabilir. Tilosin tartarat oral yolla hızlı ve yüksek oranda emilerek 1 saat içinde terapötik kan konsantrasyonuna ulaşır. Solunum yollarındaki konsantrasyonu plazma konsantrasyonunun birkaç katına ulaşır. Önemli ölçüde süt ve yumurtaya da geçer. Tilosin, eritromisinde olduğu gibi esas olarak karaciğerde metabolize edildikten sonra yaklaşık yüzde 90′ı safra vasıtasıyla bağırsaklardan atılır. Süt ve yumurta da önemli atılma yollarındandır. % 2 – 5 civarında idrar vasıtasıyla da atılmaktadır.

Bu sayfaya gelen aramalar..

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/medicatay-oral-cozelti-granulu-guvercinlerde-solunum-yolllari-hastaliklari-tedavisinde/feed/ 0
MEDICAMOX Oral Çözelti Tozu – güvercinlerde sindirim sistemi hastalıklarında tedavi http://www.trakyaguvercin.com/medicamox-oral-cozelti-tozu-guvercinlerde-sindirim-sistemi-hastaliklarinda-tedavi/ http://www.trakyaguvercin.com/medicamox-oral-cozelti-tozu-guvercinlerde-sindirim-sistemi-hastaliklarinda-tedavi/#comments Mon, 29 Aug 2011 18:50:44 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=6658 KULLANIM YERİ ve ENDİKASYONLAR
MEDİCAMOX Oral Çözelti Tozu, etçi tavuk ve hindilerde görülen Colibasillosis, Pullorum, Tifo, Paratifo, hindilerin hava kesesi yangısı, Enfeksiyöz Koriza, Listeriosis ile viral ve mycoplasma kökenli (CRD ve CCRD) hastalıklara karışan ikincil bakteriyel enfeksiyonların sağaltımında kullanılır.

AMBALAJ
100 gr, 250 gr, 1 kg ve 5 kg.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
MEDİCAMOX Oral Çözelti Tozu
, yarı-sentetik ve geniş antibakteriyel spektrumlu bir penisilin türevi olan amoksisillin esasına dayalı olarak hazırlanmış bir toz formülasyondur. Amoksisilin bakteri hücre duvarında bulunan

güvercin hastalıkları, güvercin ilaçları, güvercin hastalıkları ve tedavisi, güvercinlerde ishal, sulu ishal

spesifik proteinlere bağlanmak suretiyle bakteri hücre duvarı sentezini önler ve bakterinin parçalanmasına yol açar, böylece duyarlı patojen bakterilerde bakterisidal etki şekillenir. Amoksisilin hem gram pozitif hem de gram negatif bakterilere etkinlik gösterir. Duyarlı bakteriler: Beta hemolitik Streptococcus sp’leri de içeren çoğu gram pozitif bakteriler (Strep. agalactiae, S. canis, S. zooepidemicus, S. dysgalactiae, S. suis, S.uberis, Bacillus anthracis, Actinomyces şp., çoğu Corynebacter sp., Erysipelothrix rhusiopathiae, çoğu Listeria monocytogenes), bazı anaeroblar (Clostridium sp., çoğu Fusobacterium sp., bazı Bacteroides sp.), bazı gram negatif aeroblar (Haemophilus somnus), Borrelıa sp., Leptospira sp., Actinobacillus sp., Haemophilus sp., Moraxella sp., Pasteurella sp.,Orta dereceli duyarlılık gösteren bakteriler: Kazanılmış bağışıklık nedeniyle değişmekle birlikte şu bakteriler orta derecede duyarlıdır; Actinobacillus sp., Borrella sp., Haemophilus sp., Leptospira sp., Moraxella sp., Pasteurella sp., Proteus sp., Taylorella eaulgenltalls, Serpullna sp. Campylobacter sp., Enterococcl, Rhodococcus egul, Enterobacterlaceae’da direnç gelişimi yaygındır.
Dirençli bakteriler: Bacteroides fragilis, Bordetella bronchlseptlca, Citrobacter sp., Enterobacter sp., Klebslella sp., diğer Proteus sp., Pseudomonas aeroglnosa, Serratla sp., Yersinla enterocolitica.Hayvanlara ağız yoluyla verildiğinde sindirim kanalından kolayca ve tama yakın oranlarda emilerek yarım saatte etkili kan yoğunluğuna ulaşır ve tüm vücuda geniş ölçekte dağılır. Özellikle solunum yollan, karaciğer, böbrek ve üriner sistemde yoğunlaşır. Etkili yoğunluklarda yumuşak dokular, deri ve mukozalara da geçer. Amoksisilin, başlıca tübüler salgılama mekanizmasıyla böbrekler aracılığıyla vücuttan atılır. Bir dozla verilen İlacın küçük bir kısmı penisiloik aside hidrolize olarak etkisiz metabolitleri halinde ve büyük bölümü de hiçbir değişikliğe uğramadan atılır.

Bu sayfaya gelen aramalar..

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/medicamox-oral-cozelti-tozu-guvercinlerde-sindirim-sistemi-hastaliklarinda-tedavi/feed/ 0
ERTRUTH Oral Çözelti Tozu – güvercinlerde ishal hastalığı tedavisinde http://www.trakyaguvercin.com/ertruth-oral-cozelti-tozu-guvercinlerde-ishal-hastaligi-tedavisinde/ http://www.trakyaguvercin.com/ertruth-oral-cozelti-tozu-guvercinlerde-ishal-hastaligi-tedavisinde/#comments Mon, 29 Aug 2011 18:43:23 +0000 admin http://www.trakyaguvercin.com/?p=6653 %35 Eritromisin
Veteriner Sistemik Antibakteriyel

KULLANIM YERİ/ENDİKASYONLAR
ERTRUTH % 35 Oral Çözelti Tozu; Tavuklarda Solunum sistemi enfeksiyonları, kronik solunum sistemi hastalığı (CRD), hava kesesi yangısı (air sacculitis), bulaşıcı nezle (enfeksiyöz koriza), Ornithobacterium rhinotracheale, enfeksiyöz sinüzit ve Stafilokok enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılır. Tavuklarda gram pozitif bakteriler ile özellikle penisilin’e dirençli Stafilokok ve

Streptokoklardan ileri gelen enfeksiyonların tedavisinde kullanılır.

güvercinlerde ishal , güvercin hastalıkları ve tedavisi , güvercin ilaçları, güvercin hastalıkları ile ilgili bilgiler…

AMBALAJ
100 gr, 1 kg, 5 kg ve 25 kg.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER
Eritromisin, Streptomyces erythreus’dan elde edilen makrolid grubu geniş spektrumlu bir antibiyotiktir. Bakterilerde 50 S ribozomal alt birimlere bağlanıp büyüyen peptid zincirinin sonunda peptid bağının şekillenmesini bloke ederek, protein sentezinin bozulmasıyla etkinlik gösterir. Eritromisin esas olarak bakteriostatiktir, ancak yüksek yoğunluklarda bakterisid etkilidir.
Etki spektrumuna giren bakteriler şunlardır; Gram pozitif aeroblar; Bacillus sp, Staphylococcus sp., Sterptococcus sp. (penisiline dirençli ß-laktaz salgılayanlar da dahil), Corynebacterium sp., Erysipelotrix rhusiopathiae,
Gram negatif aeroblar; Actinobacillus sp., Campylobacter sp., Leptospira sp.,Anaerobik bakteriler; Clostridium sp., Bacteroides sp. (B. Fragilis hariç), bazı Fusobacterium sp., Actinomyces sp., anaerobik koklar. Pasteurella sp., Haemophilus sp., Enterococcus sp., bazı Bordetella sp., Legionella sp., Erhlichia türleri orta derecede duyarlıdır. Mycobacterium sp., Nocardia sp., Enterobacteriaceae, E. coli, Klebsiealla sp., Pseudomanas sp., B. fragilis, Chlamydia psittaci dirençlidir.
ERTRUTH Oral Çözelti Tozu, oral yolla verildikten sonra, ince bağırsakların üst kısmından kolayca emilir, 1 – 2 saat içinde pik plazma konsantrasyonuna ulaşır ve hızla tüm vücut doku ve sıvılarına dağılır; Karaciğer, akciğer ve böbreklerde yüksek oranda bulunur. Vücuttan büyük ölçüde safra ile daha düşük miktarlarda da idrar yoluyla atılır.

Bu sayfaya gelen aramalar..

]]>
http://www.trakyaguvercin.com/ertruth-oral-cozelti-tozu-guvercinlerde-ishal-hastaligi-tedavisinde/feed/ 0